Tarım 4.0 Nedir?

Tarım 4.0 nedir?


Tarım 4.0 kavramını artık duymayanımız kalmadı. Peki nedir bu tarım 4.0, bu kavramdan biz ne anlamalıyız? 

Tarım 4.0 terimi, sanayi 4.0 kavramının tarım alanına yansımalarını ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Tarımda kullanılan bilişim teknolojileri ve yeni nesil mekanizasyonu ifade eder. 2010 yılına gelindiğinde ilk kez Almanya Hannover Fuarında ”sanayi 4.0” sürecine geçildiği ilan edildi. Sanayi ya da diğer bir deyişle endüstri 4.0 dijital teknolojiyle tüm yaşamsal ve biyolojik sistemleri bir araya getirmeyi hedeflemektedir. Endüstri 4.0 ın yansımaları tarım alanında da kendini göstermiştir.
1800 lü yıllarda endüstri devrimiyle birlikte motor gücünün su buharıyla elde edilmesi sonucu teknoloji hayatımıza girmeye başladı. Bu sanayi 1.0 olarak adlandırıldı. 20. yüzyılın başlarında ise elektrik enerjisi makinelerde kullanılmaya başlandıysa da hala kol gücüne dayalı bir üretimin yaygın bir şekilde kullanıldığı bu dönem endüstri 2.0 olarak adlandırılmıştır. 1920lerden 1950lere gelindiğinde artan mekanizasyon ve elektronik otomasyon kendini iyice hissettirmeye başlamış ve endüstri 3.0 hayatımıza girmiştir. Bu dönemde ciddi oranda artan bir verimlilikten söz etmek mümkündür. Daha önceleri askeri alanda kullanılabilen GPS teknolojilerinin halkın da kullanımına serbest hale gelmesiyle hassas tarım uygulamalarına geçildi. 2010lu yıllarda sanayi alanında gerçekleşen 4.0 bilgi teknolojilerinin tarımda da kullanılmaya başlanması ise tarım 4.0 olarak adlandırılmıştır. Artık tarımda mekanizasyonun yanısıra bilgi, karar mekanizmaları, yönetim ve analiz süreçleri de önem kazanmıştır. salt makinenin iş yapmasının yeterli olmadığı bilginin ve verinin de önemli olduğu bir süreç başlamıştır. Örneğin en basitinden yapılacak işe uygun traktör seçimi, traktöre bağlanacak ekipmanın uygunluğu dikkate alınarak yapılacak bir üretimde çok daha yüksek verim elde edilebilecektir. Bu basit örneği biraz daha geliştirecek olursak tarımda İHAların bilgisayarların ve akıllı sensörlerin kullanımıyla ilaçlama gübreleme tohumlama gibi konularda konvansiyonel yönetmlere göre daha iyi sonuçlar alınabilir. iHA  sistemlerinin GPS yardımıyla yaptıkları haritalandırma tekniklerinden faydalanmak, yine GPS sayesinde traktörlerde kulanılan otomatik dümenleme sistemleri ile tarlayı sürmek, sensör teknolojisi sayesinde toprak analizi yaptırarak alınan veriler sonucunda gübreleme yapmak tarım 4.0 a uygun verim artırmaya yönelik uygulamalardır. Çünkü tüm bu uygulamalar yardımıyla alınan veriler sayesinde işgücü ve zamandan tasarruf edilerek birim alandan en fazla verimi elde edebiliriz. 

20.yüzyıl başlarında bir çiftçi yapmış olduğu tarımsal faaliyetle 2,5 kişiyi doyurabilmekteydi. Bu sayı 1960lı yıllara gelindiğinde artan mekanizasyon sayesinde on kat artarak 25 kişi oldu. 1980li yıllara gelindiğinde bu rakam biyoteknoloji sayesinde bir çiftçi 76 kişiyi doyurabilecek seviyeye gelmiştir. 2010 yılında ise bir çiftçinin besleyebildiği insan sayısı 155 kişiye ulaşmıştır. Bu rakamlar bize aslında tarımda teknolojinin ne kadar elzem bir konu olduğunu göstermektedir. Ancak artan nüfusa paralel olarak malesef dünyada çiftçi sayısında düşüş yaşanmaktadır. Dünya nüfusu 1990’da 5.3 milyarken Birleşmiş Milletler verilerine göre 2050 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun 9.2 milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir. Azalan tarım alanları, artan ortalama çiftçi yaşı, iklim değişiklikleri, artan kuraklık ve küresel ısınma gibi etmenler göz önünde bulundurulduğunda tarım 4.0 ın amaçları ve önemi daha iyi anlaşılmıştır.

Tarım 4.0 özellikleri

Tarım 4.0 ın özelliklerini kısaca özetleyecek olursak;
-Yalnız tecrübeye dayalı değil tecrübe ve veriye dayalı
-Çalışan insan sayısına değil alana ve bireye dayalı
-Benzerliğe değil farklılaşmaya dayalıdır.

Tarım 4.0 amaçları

-Birim alandan maximum verimi elde etmek
-Tarımsal üretim alanını mikro ölçekte yönetebilmek
-Pazarın ihtiyaçlarına yönelik üretim gerçekleştirmek
-Çevre dostu ve kaynak kullanımına dayalı bir üretim
-Üretimde esnekliğin artması
-Yeni hizmet ve iş modellerinin geliştirilmesi

Pandemi süreci, tarımın insanlık için ne kadar stratejik öneme sahip bir sektör olduğunu bir kez daha göstermiş oldu. Artan gıda güvenliğini sağlayabilmek ve artan insan nüfusunu besleyebilmek akıllı tarımın yaygınlaşmasıyla mümkün olacak. Zamanla akıllı tarım uygulamalarının yaygınlaşacağı bir gerçek. Aslında Türkiye’de çiftçiler akıllı tarım uygulamalarına adapte olmakta zorluk çekmiyor. Önümüzdeki en önemli problem bu akıllı sistem uygulamalarının fiyatlarının uygun olması ve erişilebilirlik gibi görünüyor. Bu sayede çiftçimiz hedeflediği verimliliğe daha az maliyetle ulaşırken dünya sürdürülebilir tarım sayesinde ve çiftçilerimizin çabalarıyla önümüzdeki yıllarda daha yaşanabilir bir yer haline gelecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Üst